30 Nisan 2026 Perşembe
Haber

Suriye'den BM'de İsrail Tepkisi: "Lübnan'a Saldırılarda Topraklarımız Kullanılıyor"

Suriye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarında işgal altındaki Suriye topraklarını üs olarak kullandığını belirterek, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.

Paylaş:
Suriye'den BM'de İsrail Tepkisi: "Lübnan'a Saldırılarda Topraklarımız Kullanılıyor"

Suriye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarında işgal altındaki Suriye topraklarını üs olarak kullandığını belirterek, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.

Suriye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi, BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada İsrail'in bölgedeki askeri faaliyetlerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Olabi, İsrail'in Lübnan'ı hedef alan saldırılarını gerçekleştirirken, yıllardır işgal altında tuttuğu Suriye topraklarını stratejik bir nokta olarak kullandığını ifade etti.

Bölgedeki gerilimin her geçen gün arttığına dikkat çeken Olabi, İsrail'in saldırgan ve yayılmacı politikalarının tüm Orta Doğu'yu daha büyük bir çatışma ortamına sürüklediği uyarısında bulundu. Suriye temsilcisi, İsrail'in uluslararası hukuku ve BM kararlarını açıkça ihlal ettiğini vurgulayarak, işgal altındaki Golan Tepeleri'nin askeri operasyonlar için bir sıçrama tahtası haline getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Suriye topraklarının başka bir egemen devlete yönelik saldırılarda kullanılmasının hem Suriye'nin egemenliğine hem de bölgesel barışa doğrudan bir tehdit oluşturduğunu belirten Olabi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne İsrail'in bu eylemlerini durdurması için derhal sorumluluk alma çağrısında bulundu.

Son dönemde İsrail ile Lübnan arasındaki sınır bölgelerinde artan askeri hareketlilik ve karşılıklı saldırılar, bölge ülkeleri ve uluslararası arenada ciddi endişelere neden olmaya devam ediyor. Suriye'nin bu son çıkışı, krizin bölgesel boyutlarının giderek genişlediğini ve diplomatik çözüm arayışlarının önündeki engellerin arttığını bir kez daha gözler önüne seriyor.