Bakırköy Belediye Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş, Tarık Akan'ın 12 Eylül anılarını sahneye taşıyan "Anne Kafamda Bit Var" oyunu öncesi konuştu. Savaş, sanat yönetmenliği koltuğuna değil, tiyatro işçiliğine vurgu yaptı.
BUGÜNKÜ HABERLER / KÜLTÜR SANAT
Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT) Genel Sanat Yönetmeni ve usta oyuncu Ragıp Savaş, Türk sinemasının efsane ismi Tarık Akan'ın 12 Eylül darbesi dönemindeki anılarını konu alan yeni oyunu "Anne Kafamda Bit Var" ile seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 7 Mart'ta prömiyer yapacak oyun öncesinde konuşan Savaş, hem yeni projeyi hem de sanat yönetmenliği vizyonunu anlattı.
Oyunun hazırlık sürecinde provalarda yaşadığı sakatlığa rağmen sahne heyecanını kaybetmeyen Savaş, eserin Tarık Akan'ın aynı adlı anı kitabından uyarlandığını belirtti. 12 Eylül döneminin zorlu koşullarını, cezaevi günlerini ve dönemin sanatçı dayanışmasını sahneye taşıyan yapım, Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi'nde perde açacak.
"Tarık Akan Taklit Edilemez"
Oyunda Tarık Akan'ı canlandıracak olan Ragıp Savaş, rolüne yaklaşımını "taklit değil, temsil" olarak tanımladı. Akan'ın Türk sinemasındaki yerinin doldurulamaz olduğuna dikkat çeken Savaş, "Tarık Akan’a benzemek ya da onu taklit etmek gibi bir talihsizliğin içinde değiliz. O taklit edilemez. Seyirci beni mavi lensli veya makyajla benzetilmiş bir halde görmeyecek. Ben Ragıp olarak Tarık ağabeyi yorumlayacağım, bir anlatıcı olarak onun hikayesini aktaracağım" ifadelerini kullandı.
Gökhan Aktemur'un uyarladığı ve Turgay Kantürk'ün yönettiği oyunda, sadece Tarık Akan değil; Müjdat Gezen, Rutkay Aziz ve Uğur Dündar gibi dönemin önemli figürleri de sahnede canlandırılacak. Barkovizyon desteğiyle zenginleştirilen anlatımda, "Yol" ve "Maden" filmlerinden kareler ile Yılmaz Güney ile hapishane görüşmelerine dair görseller de yer alacak.
Baruthane'de Tarihi Atmosfer
Genel Sanat Yönetmeni olarak Bakırköy'ün tarihi dokusunu tiyatroyla buluşturmaya önem verdiğini belirten Savaş, Baruthane Sahnesi'nin dönüşümüne dikkat çekti. Tarihi yapının tiyatro sahnesine dönüştürülmesi için iki yıl emek verdiğini belirten sanatçı, bu mekanda geçtiğimiz günlerde Özen Yula'nın "Ay Tedirginliği" adlı oyununun prömiyerini gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Savaş, "324 yıllık bir binanın atmosferinde oyun izlemek bambaşka bir ruh katıyor. Riskleri hesapladık ve başardık" dedi.
Yunus Emre Kültür Merkezi'nin renovasyon sürecine de değinen Savaş, tarihi yapının restorasyon projelerinin Anıtlar Kurulu aşamasında olduğunu ve çalışmaların Mart-Nisan aylarında başlamasının planlandığını müjdeledi. Savaş ayrıca, merkezin nikah dairesi vasfından arındırılarak tamamen bir kültür-sanat alanına dönüştürüleceğini vurguladı.
"Koltuk Sevdalısı Değil, Tiyatro İşçisiyim"
Bakırköy Belediye Tiyatroları'ndaki yöneticilik görevine dair samimi açıklamalarda bulunan Ragıp Savaş, kendini "tiyatro işçisi" olarak tanımladı. Kariyerinin başında usta tiyatrocu Müşfik Kenter ile çalışma şansı bulduğunu belirten Savaş, yöneticilik anlayışını şu sözlerle özetledi:
"Genel sanat yönetmenliği, koltuklar, masalar veya titrler benim için önemli değil. Ben oyuncu olmak için doğdum. Yöneticilikte 'iyilik yap, iyilik bul' felsefesiyle hareket ederim. Kimseyi kırmadan, aşağılamadan, net ve şeffaf bir yönetim sergilemeye çalışıyorum."
Sektördeki "Takipçi Sayısı" Baskısı
Dijitalleşen dünyada oyunculuk kriterlerinin değişmesini de değerlendiren Savaş, sosyal medya takipçi sayısının yeteneğin önüne geçmemesi gerektiği uyarısında bulundu. "10 milyon takipçisi olan bir aktör, 300 bin takipçisi olandan daha iyi oyuncudur diyemeyiz" diyen Savaş, sektörde bu dengenin iyi kurulması gerektiğine işaret etti.
Kendi sanat akademisinde bugüne dek 17 bin öğrenci mezun eden deneyimli oyuncu, gençlere vaatlerde bulunmak yerine onlara yol göstermeyi tercih ettiğini belirtti. Savaş, sistemin konservatuvar mezunu gençleri istihdam etmekte yetersiz kaldığını ve bu durumun genç sanatçılarda umutsuzluk yarattığını sözlerine ekledi.