Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Genel Direktörü Willie Walsh, küresel havacılık sektöründe yaşanan tedarik zinciri aksaklıklarının 2025 yılında hava yolu şirketlerine yaklaşık 11 milyar dolarlık ek maliyet getirdiğini açıkladı.
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Genel Direktörü Willie Walsh, havacılık sektöründeki tedarik zinciri sorunlarının hava yolu şirketlerine büyük bir mali yük getirdiğini belirtti. Walsh, 2025 yılında bu aksaklıklar sebebiyle sektörün yaklaşık 11 milyar dolarlık ek maliyetle karşı karşıya kaldığını açıkladı. Bu tutarın, havacılık sektörünün bu yıl için öngörülen 23 milyar dolarlık toplam kâr beklentisinin yaklaşık yarısına denk geldiği vurgulandı.
Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen IATA Genel Kurulu'nun kapanış basın toplantısında konuşan Walsh, tedarik zincirinde yaşanan gecikmelerin ve aksaklıkların hava yolu şirketlerini planlanandan daha eski uçakları uçurmaya mecbur bıraktığını ifade etti. Eski uçakların kullanımda kalmasının doğrudan ek maliyetler doğurduğuna dikkat çeken Genel Direktör; daha yüksek yakıt tüketimi, artan bakım-onarım giderleri ve ilave uçak kiralama masraflarının şirketlerin bütçesini zorladığını kaydetti.
Küresel piyasalardaki hareketliliğe de değinen Walsh, yükselen yakıt fiyatları da hesaba katıldığında havacılık sektörünün üstlendiği gerçek faturanın 11 milyar doların da üzerinde olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu dile getirdi. Walsh, uçak ve motor üreticilerinin teslimat ve üretim süreçlerindeki sorunları çözmesi durumunda bu devasa ek maliyetlerin büyük oranda önlenebileceğini savundu. Sektör yöneticilerinin mevcut durumdan büyük rahatsızlık duyduğunu belirten Walsh, üreticilere yönelik memnuniyetsizliğin küresel çapta yaygın olduğunu aktardı.
Avrupa Birliği'nin (AB) havacılık alanında aldığı kararların dünya genelinde emsal teşkil ettiğini de belirten Walsh, Brüksel'deki yasal ve idari süreçlerin küresel havacılık sektörü açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. IATA'nın AB kurumları nezdindeki lobi faaliyetlerini bu doğrultuda güçlendirdiğini açıklayan Walsh, Brüksel'deki temsil güçlerini artırmak amacıyla deneyimli profesyonelleri ve politika uzmanlarını kadrolarına dâhil ettiklerini bildirdi. Walsh, temel hedeflerinin havacılık sektörünün sesinin karar alma mekanizmalarında çok daha güçlü duyulmasını sağlamak olduğunu sözlerine ekledi.