Google, Meta ve TikTok gibi teknoloji devlerinin, Avrupa Birliği'nin dijital bağımlılığı önlemeyi amaçlayan yeni yasa taslağını zayıflatmak için agresif bir lobi faaliyeti yürüttüğü raporlandı. Şirketler, algoritmik akış ve bildirim sınırlamalarına karşı çıkıyor.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun, çevrimiçi platformların kullanıcıları ekran başında daha uzun süre tutmak için tasarladığı "bağımlılık yapıcı" mekanizmaları dizginlemeyi hedefleyen Dijital Adillik Yasası (Digital Fairness Act - DFA), teknoloji devlerinin yoğun baskısı altında. Brüksel merkezli sivil toplum kuruluşlarının yayınladığı yeni veriler, Google, Meta, TikTok ve Amazon gibi sektörün en büyük oyuncularının, düzenlemeyi engellemek veya kapsamını daraltmak amacıyla geniş çaplı bir lobi operasyonu başlattığını ortaya koydu.
Hedefte "Sessiz Saatler" ve "Sonsuz Kaydırma" Var
Söz konusu yasa taslağı, özellikle küçük yaştaki kullanıcıları korumayı ve dijital platformların manipülatif tasarım öğelerini yasaklamayı öngörüyor. Teknoloji şirketlerinin itirazlarının odak noktasında ise platformların en güçlü etkileşim araçları yer alıyor.
Raporlara göre teknoloji devleri, aşağıdaki önlemlerin yasadan çıkarılması veya yumuşatılması için AB yetkililerine baskı yapıyor:
- Otomatik Oynatma (Autoplay): Videoların kullanıcı onayı olmadan peş peşe oynatılmasının engellenmesi.
- Sonsuz Kaydırma (Infinite Scroll): İçeriğin sonu gelmeyen bir akış şeklinde sunularak kullanıcının zaman algısını kaybetmesine neden olan tasarımın kısıtlanması.
- Bildirim Bombardımanı: Kullanıcıyı sürekli uygulamaya geri çağıran agresif bildirimlerin sınırlandırılması.
"İnovasyonu Engeller" Savunması
Lobi faaliyetlerinde bulunan teknoloji şirketlerinin ana argümanı, getirilmek istenen kısıtlamaların "inovasyonu engelleyeceği" ve "kullanıcı deneyimini kötüleştireceği" yönünde. Şirket temsilcilerinin, Brüksel'deki görüşmelerde bu düzenlemelerin Avrupa'nın dijital ekonomisine zarar vereceğini ve platformların kişiselleştirilmiş hizmet sunma kapasitesini düşüreceğini savunduğu belirtiliyor.
Sivil toplum örgütleri ise bu savunmayı, şirketlerin kâr modellerini koruma çabası olarak nitelendiriyor. Dijital haklar savunucuları, platformların iş modellerinin "dikkat ekonomisi" üzerine kurulu olduğunu ve kullanıcıların platformda geçirdiği süreyi maksimize etmeyi amaçlayan bu tasarımların, özellikle çocuk ve gençlerde ciddi psikolojik etkiler yarattığını vurguluyor.
Gizli Lobi Faaliyetleri İddiası
Ortaya çıkan belgeler, lobi faaliyetlerinin sadece resmi görüşmelerle sınırlı kalmadığını da gösteriyor. Şirketlerin, üçüncü taraf düşünce kuruluşları ve ticaret birlikleri aracılığıyla dolaylı yoldan da yasa yapıcıları etkilemeye çalıştığı iddia ediliyor. Bu strateji ile şirketlerin, kendi ticari çıkarlarını "tüketici yararı" veya "teknolojik gelişim" maskesi altında sunarak yasa taslağının en kritik maddelerini törpülemeyi amaçladığı ifade ediliyor.
Süreç Nasıl İşleyecek?
Avrupa Birliği Komisyonu, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Piyasalar Yasası (DMA) gibi dönüm noktası niteliğindeki düzenlemelerin ardından, tüketici hukukunu dijital çağa uyarlamak için Dijital Adillik Yasası üzerinde çalışıyor. Komisyonun önerdiği taslağın yasalaşması için Avrupa Parlamentosu ve üye ülkelerin onayı gerekiyor. Teknoloji devlerinin bu süreçte yürüttüğü lobi faaliyetlerinin, yasanın nihai halini ne kadar değiştireceği önümüzdeki aylarda netleşecek.