6 Mart 2026 Cuma
Haber

Trump’ın Yeni İran Stratejisi: "Kürt Kartı" Masada mı?

ABD yönetiminin İran üzerindeki "maksimum baskı" politikasını yeniden şekillendirmesiyle birlikte, Tahran’ı içeriden zayıflatmak amacıyla etnik fay hatlarını kullanma ihtimali tartışılıyor. Ancak uzmanlar, Washington’un bu hamlesinin Türkiye ile ilişkilerde yeni bir kriz yaratabileceği ve İran muhalefetini bölebileceği uyarısında bulunuyor.

Paylaş:
Trump’ın Yeni İran Stratejisi: "Kürt Kartı" Masada mı?

ABD yönetiminin İran üzerindeki "maksimum baskı" politikasını yeniden şekillendirmesiyle birlikte, Tahran’ı içeriden zayıflatmak amacıyla etnik fay hatlarını kullanma ihtimali tartışılıyor. Ancak uzmanlar, Washington’un bu hamlesinin Türkiye ile ilişkilerde yeni bir kriz yaratabileceği ve İran muhalefetini bölebileceği uyarısında bulunuyor.

BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ

Beyaz Saray’da ikinci dönemine başlayan Donald Trump yönetiminin, İran’a yönelik stratejisini sertleştirmesi beklenirken, uluslararası ilişkiler uzmanları ve bölge analistleri Washington’un Tahran rejimini zayıflatmak için hangi araçları kullanacağını mercek altına aldı. Masadaki en tartışmalı seçeneklerden birinin, İran içerisindeki etnik azınlıkların, özellikle de Kürt grupların mobilize edilmesi olduğu belirtiliyor. Ancak bu stratejinin hem bölgesel dengeler hem de ABD’nin müttefikleriyle ilişkileri açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekiliyor.

Maksimum Baskı ve Etnik Fay Hatları

Trump’ın ilk döneminde uyguladığı "maksimum baskı" politikasının ekonomik yaptırımlara odaklandığı bilinse de, yeni dönemde rejimin meşruiyetini içeriden sarsmaya yönelik hamlelerin ağırlık kazanabileceği konuşuluyor. Washington’daki bazı şahin kanat temsilcileri, İran’ın çok etnikli yapısının, rejimin "yumuşak karnı" olduğunu savunuyor.

Analistler, ABD’nin İran Kürdistan Demokrat Partisi (İKDP), Komala ve benzeri örgütlerle temaslarını artırabileceği senaryosunu tartışıyor. Bu yaklaşımın temelinde, ekonomik huzursuzlukla birleşen etnik taleplerin, Tahran yönetimini savunma pozisyonuna iteceği varsayımı yatıyor. Özellikle Mahsa Amini protestoları sırasında Kürt bölgelerinde yaşanan yoğun hareketlilik, bu bölgelerin rejim karşıtı potansiyelini ABD nezdinde görünür kılmış durumda.

Türkiye Faktörü ve PJAK Çıkmazı

ABD’nin İran’da "Kürt kartını" oynamasının önündeki en büyük engel ise Türkiye’nin güvenlik hassasiyetleri olarak öne çıkıyor. İran’daki Kürt muhalefeti homojen bir yapı arz etmiyor. Özellikle terör örgütü PKK’nın İran kolu olan PJAK’ın varlığı, Washington için stratejik bir açmaz oluşturuyor.

Bölge uzmanları, ABD’nin İranlı Kürt grupları desteklemesi durumunda, bu desteğin dolaylı ya da doğrudan PJAK’a akma riskinin Ankara tarafından "kırmızı çizgi" olarak görüleceğini vurguluyor. Türkiye ile ilişkileri onarmaya çalışan bir Trump yönetiminin, Suriye’dekine benzer bir YPG/PKK krizini bu kez İran sınırında yaratmaktan kaçınabileceği belirtiliyor. Ankara’nın, sınır güvenliğini tehdit edecek her türlü oluşuma karşı sert tepki vereceği diplomatik kulislerde bilinen bir gerçek.

İran Muhalefetinin Bütünlüğü Sorunu

Öte yandan, etnik kartın kullanılmasının İran’daki genel rejim karşıtı muhalefeti bölebileceği uyarısı da yapılıyor. İran’da Fars milliyetçiliğinin hem rejim yanlıları hem de seküler muhalifler arasında güçlü olduğu biliniyor. ABD’nin ayrılıkçı olarak algılanabilecek etnik gruplara açık destek vermesi, Tahran rejiminin "ülke bölünüyor" söylemiyle kendi tabanını konsolide etmesine ve milliyetçi muhalifleri yanına çekmesine neden olabilir.

Washington’daki düşünce kuruluşları, rejimi değiştirmeyi hedefleyen bir stratejinin, ülkeyi parçalama riski taşıyan hamlelerden ziyade, genel demokratik talepler üzerinden yürütülmesinin daha sonuç alıcı olacağını savunuyor.

Trump’ın Pragmatizmi

Donald Trump’ın dış politikadaki işlemci (transactional) tarzı göz önüne alındığında, İran’daki etnik gruplara verilecek desteğin ideolojik bir "özgürlük projesi"nden ziyade, Tahran’ı nükleer müzakere masasına oturtmak veya bölgesel faaliyetlerini kısıtlamak için bir kaldıraç olarak kullanılabileceği değerlendiriliyor.

Sonuç olarak, "Kürt kartı" teorik olarak ABD’nin seçenekleri arasında dursa da, sahadaki karmaşık gerçekler, Türkiye’nin itirazları ve İran iç siyasetindeki dengeler, bu hamlenin uygulanabilirliğini zorlaştırıyor. Washington’un önümüzdeki aylarda izleyeceği yol haritası, bölgedeki tansiyonun seyrini belirleyecek.