ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer kapasitesini hedef alan "Gece Yarısı Çekici" operasyonunun tesisleri tamamen yıktığını belirterek, geride kalan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun sahadan çıkarılmasının uzun zaman alacağını duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı son açıklamada, İran'ın nükleer altyapısına yönelik gerçekleştirilen askeri harekâtın sonuçlarını değerlendirdi. Haziran 2025'te düzenlenen ve "Gece Yarısı Çekici" (Midnight Hammer) adı verilen operasyonla İran'daki nükleer hedeflerin bütünüyle ortadan kaldırıldığını savunan Trump, sahadaki enkaz ve nükleer materyal sorununa dikkat çekti.
Başkan Trump mesajında, tesislerin yıkılmasının ardından ortaya çıkan yeni zorluğa işaret ederek, "Gece Yarısı Çekici Operasyonu, İran'daki nükleer tesislerin tamamen yok edilmesiyle sonuçlandı. Ancak bu tesislerdeki nükleer materyallerin çıkarılması uzun ve zorlu bir süreç olacak." ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, harekâtta görev alan Amerikan askeri personelinin başarısının hakkıyla takdir edilmediğini öne sürerek, başta CNN olmak üzere ulusal medya organlarını sert bir dille eleştirdi.
'Gece Yarısı Çekici' Operasyonunun Arka Planı
Bölgedeki nükleer kriz, İran ile ABD arasındaki diplomatik müzakerelerin sürdüğü bir dönemde, 13 Haziran 2025'te İsrail'in İran'daki sivil, askeri ve nükleer hedeflere yönelik saldırılarıyla tırmanışa geçmişti. İsrail'in hamlelerine açık destek veren Washington yönetimi, 22 Haziran 2025'te doğrudan devreye girerek İran'ın Natanz, Fordo ve İsfahan şehirlerinde bulunan üç kritik nükleer tesisini hedef almıştı.
Yalnızca ABD ordusunun envanterinde bulunan "sığınak delici" (bunker buster) bombaların kullanıldığı bu devasa hava saldırısı, kayıtlara "Gece Yarısı Çekici" operasyonu olarak geçmişti.
İstihbarat Raporları Başarıyı Sorguluyor
Donald Trump yönetimi, operasyonu "tarihi bir büyük başarı" olarak nitelendirmeyi sürdürse de, saldırının ardından başkentte basına sızan bazı ön hasar değerlendirme raporları farklı bir tablo çiziyor. Sızdırılan istihbarat değerlendirmelerine göre, sığınak delici bombalarla yapılan ağır bombardıman İran'ın nükleer programını tamamen yok etmeye yetmedi; uzmanlar, bu saldırıların Tahran'ın nükleer çalışmalarını durdurmaktan ziyade yalnızca "birkaç ay gerilettiğini" öne sürüyor. Geride kalan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun güvenli bir şekilde nasıl tahliye edileceği ise uluslararası kamuoyunda belirsizliğini koruyan en büyük sorunlardan biri olmaya devam ediyor.