ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine tek başına askeri bir harekat düzenlemesi durumunda, operasyonun "küçük çaplı" kalması şartıyla bu adıma destek verebileceğini açıkladı.
Kudüs merkezli yayın yapan ve İsrail hükümetine yakınlığıyla bilinen Kanal 14 televizyonuna konuşan ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'daki son gelişmelere ve Washington-Tel Aviv hattındaki ilişkilere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Trump, bölgedeki nükleer gerilim ve askeri hareketlilikle ilgili dikkat çekici mesajlar verdi.
"Küçük Çaplı Olması Şartıyla Desteklerim"
Trump, Tel Aviv yönetiminin İran'ın nükleer tesislerine karşı ABD'den bağımsız bir askeri saldırı başlatması ihtimaline değindi. ABD Başkanı, böyle bir senaryoda İsrail'e karşı çıkmayabileceğinin sinyalini vererek, saldırıların "küçük çaplı olması" koşuluyla bu operasyona destek sunabileceğini ifade etti.
İran ile nükleer program konusunda yaşanan gerilime de değinen Trump, Tahran yönetiminin taahhütlerini yerine getirmemesi halinde "çok şiddetli saldırılara maruz kalacağını" vurguladı. Trump ayrıca, Hizbullah’ın tamamen silah bırakması gerektiğini savunarak, ABD-İran arasındaki mutabakatın İran’ın nükleer programının ve Hizbullah’ın bölgedeki varlığının tamamen ortadan kalkmasıyla sonuçlanacağını ileri sürdü.
Silah Ambargosu İddialarına Yalanlama
İsrail’in Lübnan’a yönelik askeri operasyonlarını sürdürmesi halinde ABD'nin bu ülkeye yönelik bir silah ambargosu uygulayabileceği yönündeki iddialar da Trump’a soruldu. ABD Başkanı, bu yönündeki iddiaları reddederek, "Bu konudaki söylentileri hiç duymadım" açıklamasında bulundu.
Son dönemde kamuoyuna yansıyan gerilimlere rağmen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile olan kişisel ilişkisini de değerlendiren Trump, aralarındaki diyaloğu "Çok iyi bir ilişki, mükemmel" sözleriyle tanımladı.
Washington-Tel Aviv Hattında Kapalı Kapılar Ardındaki Gerilim
Trump’ın "mükemmel" olarak nitelendirdiği ilişkilere rağmen, iki lider arasındaki son telefon görüşmelerinin oldukça gergin geçtiği ve Trump'ın Netanyahu’yu sert şekilde uyardığı belirtiliyor. Özellikle G7 Liderler Zirvesi sırasında Trump’ın, İsrail’in Lübnan’da yol açtığı büyük yıkım ve sivil kayıplar nedeniyle kameralar önünde Netanyahu hükümetine yönelik eleştirilerini sık sık dile getirmesi dikkat çekmişti.
Öte yandan, ABD ile İran arasında varılan ve Lübnan'ı da kapsayan uzlaşı süreci, İsrail kamuoyunda ve siyasetinde ciddi bir huzursuzluğa yol açmış durumda. Başbakan Netanyahu muhalefet ve koalisyon ortakları tarafından sert şekilde eleştirilirken, İsrail medyasında Washington yönetiminin Tel Aviv'i "yarı yolda bıraktığı" yönünde analizler öne çıkıyor.