Türkiye’nin 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi, 37 günlük zorlu maratonun ardından sona erdi. Horseshoe Adası’ndaki çalışmalarını tamamlayan 17 kişilik ekip, buzul erimelerinden kozmik radyasyona kadar 15 kritik projeye ait verilerle yurda döndü.
Türkiye’nin kutup araştırmalarındaki on yıllık serüveninin son halkası olan 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi, ekibin İstanbul’a ayak basmasıyla resmen tamamlandı. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) koordinasyonunda gerçekleştirilen sefer, 37 gün sürdü. Brezilya ve Şili üzerinden yapılan kıtalararası yolculukların ardından "Beyaz Kıta"ya ulaşan Türk bilim insanları, beraberlerinde getirdikleri numune ve verilerle İstanbul Havalimanı’nda karşılandı.
15 Kritik Proje İçin Saha Çalışması Yapıldı
Sefer boyunca Horseshoe Adası merkezli çalışmalar yürüten 17 kişilik bilim heyeti, zorlu hava koşullarına rağmen yoğun bir mesai harcadı. Ekip, yer bilimlerinden yaşam bilimlerine, fiziki bilimlerden sosyal bilimlere kadar geniş bir yelpazede 15 farklı projeyi sahada icra etti.
Araştırmacıların odaklandığı konular arasında küresel iklim değişikliğinin etkileri, buzul ve atmosfer dinamikleri, deniz tabanı haritalama, oşinografik gözlemler ve mikroplastik kirliliği öne çıktı. Özellikle biyolojik çeşitlilik çalışmaları kapsamında göl ve deniz ekosistemleri, mikrobiyal yaşam formları ve yeni antiviral ilaç adaylarına yönelik biyoteknolojik araştırmalar için numuneler toplandı.
"Buzullarda Hızla Erime Gözlemledik"
Seferin bilimsel çıktılarına dair ilk değerlendirmeler, iklim krizinin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar, Horseshoe Adası'ndaki on yıllık gözlemlerine dayanarak çarpıcı veriler paylaştı.
Özellikle Shoesmith Buzulu’nda son bir yılda 10 metreye varan buz kaybı tespit ettiklerini belirten Prof. Dr. Başar, "2026 yılında büyük buz kütlelerinin hızla eriyerek denize döküldüğüne şahit olduk. Rüzgar, fırtına ve kar yağışı çalışmaları zorlaştırdı ancak ekibimiz büyük bir özveriyle görevini tamamladı" ifadelerini kullandı.
Uzay Havası ve Küresel Konumlama Çalışmaları
Sefer kapsamında sadece biyolojik ve jeolojik değil, teknolojik ve uzay tabanlı araştırmalar da gerçekleştirildi. Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Müdürlüğü (HGM) ekipleri, Dismal Adası’nda bulunan Türkiye'nin sınırları dışındaki sabit GNSS (Küresel Konumlama Uydu Sistemi) istasyonunun bakımını yaparak veri akışını sağladı.
Ayrıca Horseshoe Adası’nda kurulan çok düşük frekans (VLF) yakın uzay gözlem istasyonundan alınan verilerle, atmosferin iyonosfer tabakası ve güneş aktivitelerinin radyasyon üzerindeki etkileri incelendi. Bu verilerin, uzay hava durumu tahminleri ve haberleşme güvenliği açısından kritik önem taşıdığı belirtiliyor.
Hedef: Kalıcı Üs ve Danışman Ülke Statüsü
Seferin tamamlanmasının ardından bir açıklama yapan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türk bilim insanlarının çalışmalarının uluslararası literatüre katkısına dikkat çekti.
Kacır, Türkiye'nin nihai hedefinin Antarktika’da kalıcı bir Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak olduğunu yineledi. Türkiye, bu bilimsel seferlerle Antarktika Anlaşmalar Sistemi içerisinde oy hakkına sahip "Danışman Ülke" statüsüne geçmeyi hedefliyor. Toplanan veriler ve getirilen numuneler, Türkiye'deki laboratuvarlarda analiz edildikten sonra uluslararası bilimsel makalelere dönüştürülecek.