TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, AB'nin yeni sanayi politikası taslağında Türk ürünlerinin Avrupa menşeli sayılmasının önünü açan düzenlemeyi "stratejik bir kazanım" olarak nitelendirdi.
Avrupa Birliği'nin (AB) sanayi politikalarını yeniden şekillendiren "Industrial Accelerator Act" (Sanayi Hızlandırıcı Yasası) taslağında Türkiye için dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, söz konusu taslakta Türkiye'nin Avrupa değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlandığını ve Gümrük Birliği kapsamındaki Türk ürünlerinin "AB menşeli" sayılmasının öngörüldüğünü duyurdu.
Küresel ticaret savaşlarının kızıştığı ve jeopolitik risklerin tırmandığı bir dönemde Brüksel'den gelen bu sinyal, Ankara-Brüksel hattındaki ticari diplomasinin somut bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Hisarcıklıoğlu, kamu ve özel sektörün koordineli çalışmasıyla yürütülen sürecin meyvelerini vermeye başladığını belirtti.
Türk Sanayisi İçin Stratejik Dönüm Noktası
Yapılan açıklamaya göre, AB'nin yeni sanayi stratejisi taslağında Türkiye'nin konumuna dair yapılan atıflar, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi tartışmalarının sürdüğü bir dönemde kritik önem taşıyor. Taslağın mevcut haliyle yasalaşması durumunda, Gümrük Birliği kapsamındaki Türk malları, AB pazarında "Made in EU" etiketi taşıyan ürünlerle eşdeğer statüde işlem görecek.
Hisarcıklıoğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
"Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikası taslağında Türkiye'nin Avrupa değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak tanınması ve Gümrük Birliği kapsamında ürünlerimizin AB menşeli sayılması son derece önemli ve stratejik bir gelişmedir."
Hedef: Taslağın Yasalaşması ve Entegrasyon
Sürecin henüz tamamlanmadığına dikkat çeken TOBB Başkanı, mevcut kazanımların korunarak taslağın yasalaşmasının öncelikli hedef olduğunu vurguladı. Ankara'nın ajandasında, Türkiye'nin Avrupa sanayi ekosistemindeki yerini sağlamlaştırmak ve Gümrük Birliği'nin modernizasyonu süreciyle ekonomik entegrasyonu daha ileri bir seviyeye taşımak bulunuyor.
Hisarcıklıoğlu ayrıca, sürecin yönetiminde yoğun mesai harcayan Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve emeği geçen diğer yetkililere teşekkür ederek, elde edilen bu sonucun etkin bir "ticari diplomasi" başarısı olduğunun altını çizdi.