5 Mart 2026 Perşembe
Haber

Türkiye-Özbekistan İlişkilerinde 34 Yıllık Başarı Hikayesi: Tanıma'dan Stratejik Ortaklığa

Türkiye ile Özbekistan, diplomatik ilişkilerin 34. yıl dönümünü kutlarken, iki kardeş ülke arasındaki bağlar "ilk tanıyan ülke" olmanın ötesine geçerek ticaret, savunma ve eğitimde derinleşen "kapsamlı stratejik ortaklık" seviyesine ulaştı.

Paylaş:
Türkiye-Özbekistan İlişkilerinde 34 Yıllık Başarı Hikayesi: Tanıma'dan Stratejik Ortaklığa

Türkiye ile Özbekistan, diplomatik ilişkilerin 34. yıl dönümünü kutlarken, iki kardeş ülke arasındaki bağlar "ilk tanıyan ülke" olmanın ötesine geçerek ticaret, savunma ve eğitimde derinleşen "kapsamlı stratejik ortaklık" seviyesine ulaştı.

Türkiye ve Özbekistan arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin üzerinden tam 34 yıl geçti. Özbekistan’ın bağımsızlığını ilan etmesinin hemen ardından, bu kararı tanıyan ilk ülke olan Türkiye, aradan geçen otuz yılı aşkın sürede Taşkent yönetimiyle ilişkilerini siyasi söylemlerin ötesine taşıyarak somut işbirliklerine dönüştürdü. İki başkent arasındaki diyalog, son yıllarda artan üst düzey ziyaretler ve imzalanan anlaşmalarla tarihindeki en parlak dönemlerinden birini yaşıyor.

Tarihi Kırılma ve Yeni Dönem

Özbekistan'ın 31 Ağustos 1991'de bağımsızlığını ilan etmesi ve Türkiye'nin 16 Aralık 1991'de bu bağımsızlığı tanıyan ilk ülke olmasıyla başlayan süreç, 4 Mart 1992'de diplomatik ilişkilerin resmen tesis edilmesiyle kurumsal bir kimlik kazandı. Taşkent'te büyükelçilik açan ilk ülkenin Türkiye olması, Ankara'nın bölgeye verdiği önemin en somut göstergesiydi.

İlişkilerde asıl dönüm noktası ise 2016 yılından sonra yaşandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kasım 2016’da Semerkant’a gerçekleştirdiği ziyaret ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in göreve gelmesiyle başlayan reform süreci, iki ülke arasındaki "buzların erimesini" sağladı. Mirziyoyev’in 2017’de Ankara’ya yaptığı ziyaret, 21 yıl aradan sonra cumhurbaşkanı düzeyinde gerçekleşen ilk ziyaret olarak kayıtlara geçti.

Bu siyasi irade, ilişkilerin 2017'de "stratejik ortaklık" seviyesine çıkarılmasıyla taçlandı. Ardından kurulan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi, Ankara ve Taşkent arasında düzenli bir istişare mekanizması oluşturdu.

Ticaret Hacminde 5 Milyar Dolar Hedefi

Siyasi alandaki bu yakınlaşma, ekonomik verilere de doğrudan yansıdı. 2016 yılında 1,2 milyar dolar seviyesinde olan ikili ticaret hacmi, 2025 yılı itibarıyla 3 milyar dolar barajını aştı. Türkiye, bugün Özbekistan’ın dış ticaretinde dördüncü büyük ortak konumunda bulunuyor.

İki ülke yönetiminin belirlediği yeni hedef ise kısa vadede 5 milyar dolar, uzun vadede ise 10 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak. Türkiye, Özbekistan'a ağırlıklı olarak makine, elektronik, mobilya, otomotiv ve tekstil ürünleri ihraç ederken; bu ülkeden bakır, plastik mamuller ve pamuk ipliği ithal ediyor.

"Kara Gün Dostluğu" ve Toplumsal Dayanışma

Diplomatik ve ekonomik verilerin ötesinde, iki ülke halkları arasındaki kardeşlik hukuku zor zamanlarda kendini gösterdi. Türkiye'de Şubat 2023'te yaşanan deprem felaketinin hemen ardından Özbekistan, arama kurtarma ekiplerini ve yüzlerce tonluk insani yardımı hızla bölgeye sevk etti.

Özbekistan hükümeti bu dayanışmayı kalıcı hale getirmek amacıyla Hatay'da bir konut projesi başlattı. Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev'in son Türkiye ziyaretinde, depremzedeler için inşa edilen konutların yer aldığı "Özbekistan Mahallesi"nin açılışı yapılarak, iki ülke arasındaki bağın sadece devletler arasında değil, halklar arasında da ne denli güçlü olduğu vurgulandı.

Eğitim ve Turizmde Köprüler Kuruluyor

İşbirliğinin en hızlı geliştiği alanlardan biri de eğitim oldu. Taşkent'te faaliyet gösteren TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin fakülteleri, Türk yükseköğretim tecrübesini Özbekistan'a taşıyor. Geçtiğimiz yıl açılan Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi ise mühendislikten sağlığa birçok alanda ortak müfredat ile eğitim veriyor.

Turizm ve beşeri ilişkilerde de engellerin kalkmasıyla trafik hızlandı. Vize serbestisi ve artan uçuş sayıları sayesinde karşılıklı ziyaretler rekor seviyeye ulaştı. Haftalık uçuş sayısının 100'e yaklaştığı iki ülke arasında, sadece başkentler değil; Semerkant, Buhara, Urgenç ve Fergana gibi tarihi şehirler de İstanbul, Ankara ve İzmir ile doğrudan bağlanmış durumda.

34 yıl önce "tanıyan ilk ülke" vizyonuyla atılan tohumlar, bugün savunmadan eğitime, ticaretten kültüre uzanan geniş bir yelpazede meyvelerini vermeye devam ediyor.