Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, İran'ın nükleer programına ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Grossi, Tahran yönetiminin nükleer silah ürettiğine dair ellerinde bir kanıt bulunmadığını vurgularken, silah sınıfına yakın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının büyüklüğü ve denetimlere getirilen kısıtlamaların ciddi bir endişe kaynağı olduğunu bildirdi.
Viyana merkezli Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) Direktörü Rafael Mariano Grossi, son dönemde bölgede artan gerilim ve nükleer güvenlik tartışmalarının gölgesinde İran'ın nükleer kapasitesine dair önemli değerlendirmeler yaptı. Sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayımlayan Grossi, kurumun teknik tespitlerini ve mevcut durumun yarattığı riskleri kamuoyuyla paylaştı.
"Kanıt Yok Ama Risk Büyük"
Grossi, İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin hazırladığı raporlarda tutarlı bir çizgi izlediğini belirterek, mevcut bulguları netleştirdi. Ajans Başkanı, "İran'ın nükleer bomba ürettiğine dair herhangi bir kanıt bulunmamaktadır" diyerek, halihazırda aktif bir silah üretim sürecinin tespit edilmediğini kaydetti.
Ancak Grossi, madalyonun diğer yüzüne de dikkat çekti. Tahran'ın elinde bulundurduğu zenginleştirilmiş uranyum stoklarının niteliği ve miktarı konusundaki uyarılarını yineleyen Grossi, "Silah sınıfına yakın zenginleştirilmiş uranyumdan oluşan büyük stoklar ve müfettişlerimize tam erişim izni verilmemesi ciddi endişe kaynağıdır" ifadelerini kullandı.
Denetim Krizi ve Güven Sorunu
UAEA Başkanı'nın açıklamalarındaki en kritik noktalardan biri, Ajans ile İran arasındaki "güvenlik önlemleri ve denetim" sorunu oldu. Grossi, İran'ın Ajans müfettişlerine tesislerde tam erişim sağlamayı reddetmesinin, programın şeffaflığına gölge düşürdüğünü vurguladı.
Grossi'ye göre, İran güvenlik önlemlerine dair mevcut sorunları çözmek için Ajans ile iş birliği yapmadığı sürece, uluslararası toplumun İran'ın nükleer programının "tamamen barışçıl" olduğuna dair güvence alması mümkün görünmüyor.
Nükleer Tesislerin Durumu
Bölgedeki son askeri hareketliliklerin ardından nükleer tesislerin güvenliği de gündeme geldi. Grossi, 2 Mart tarihinde düzenlenen olağanüstü Yönetim Kurulu Toplantısı'nda, İran'daki nükleer tesislerin hasar gördüğüne dair bir bulgu olmadığını aktarmıştı.
Bu konuda sahadan farklı iddialar gelse de Grossi, Ajans'ın teknik tespitlerinin arkasında durdu. Basın toplantısında yaptığı değerlendirmede, "İran'ın nükleer tesislerinin vurulduğuna dair hiçbir gösterge olmadığı yönündeki söylemimizin arkasındayız" diyen Grossi, askeri saldırıların nükleer altyapıya doğrudan bir etkisinin tespit edilmediğini belirtti.
Buna karşın İran Atom Enerjisi Kurumu, Natanz'daki tesislere yönelik saldırı girişimleri olduğunu iddia etmişti. UAEA ise son yaptığı incelemelerde Natanz nükleer tesisinde bazı hasarlar tespit edildiğini doğrulamakla birlikte, bu durumun radyolojik bir sızıntı veya tehlike yaratacak boyutta olmadığını teyit etti.