15 Temmuz 2026 Çarşamba
Haber

Uluslararası Af Örgütü: İsrail, Batı Şeria'da "Devlet Destekli" Etnik Temizlik Yürütüyor

Uluslararası Af Örgütü, hazırladığı kapsamlı raporda, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’nın C Bölgesi’nde Filistinli Bedevi ve çoban topluluklarını hedef alan sistematik bir "devlet destekli etnik temizlik" kampanyası yürüttüğünü ve bölgenin ilhakını hızlandırdığını bildirdi.

Paylaş:
Uluslararası Af Örgütü: İsrail, Batı Şeria'da "Devlet Destekli" Etnik Temizlik Yürütüyor

Uluslararası Af Örgütü, hazırladığı kapsamlı raporda, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’nın C Bölgesi’nde Filistinli Bedevi ve çoban topluluklarını hedef alan sistematik bir "devlet destekli etnik temizlik" kampanyası yürüttüğünü ve bölgenin ilhakını hızlandırdığını bildirdi.

Uluslararası Af Örgütü tarafından hazırlanan "Filistin'e ait olan her şeyi silmek: İsrail'in Batı Şeria'daki Bedevi ve çoban topluluklarına yönelik etnik temizliği" başlıklı raporun bulguları, örgütün Genel Sekreteri Agnes Callamard’ın katılımıyla Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen bir basın toplantısında kamuoyuna duyuruldu. Raporda, İsrail devletinin bölgedeki yerleşim yerlerini genişletmek ve Filistinli nüfusu tamamen uzaklaştırmak amacıyla yürüttüğü koordineli politikalar detaylı şekilde yer aldı.

Agnes Callamard, basın toplantısında yaptığı konuşmada, İsrail makamlarının son 3,5 yılda Batı Şeria'da devlet destekli bir etnik temizlik kampanyasını hızlandırdığını belirtti. İsrail'in Filistinli toplulukları sistematik olarak yerlerinden ettiğini, mülksüzleştirdiğini ve zorla naklettiğini vurgulayan Callamard, yaşananların münferit aşırılıkçı grupların eylemleriyle sınırlı kalmadığına dikkat çekti. Callamard, "Tanık olduğumuz şey, uluslararası hukukun açık ihlalini oluşturan ve dünyanın gözleri önünde yürütülen kasıtlı, devlet güdümlü bir ilhaktır" ifadelerini kullandı.

Uluslararası toplumun bu süreçteki rolünü de eleştiren Callamard, devletlerin İsrail'in ağır hukuk ihlallerine ya ortak olduğunu ya da bu duruma karşı sessiz kalarak pasif bir tutum sergilediğini savundu. Callamard, uluslararası kamuoyunun İsrail’in etnik temizlik ve ilhak politikalarına karşı gösterdiği zımni hoşgörü döneminin artık sona ermesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koyması çağrısında bulundu.

Açıklanan raporda, Ocak 2023 ile Nisan 2026 arasındaki döneme dair çarpıcı veriler paylaşıldı. Bu süre zarfında, çoğunluğu Bedevi ve çoban topluluklarından oluşan en az 117 Filistinli yerleşiminin tamamen veya kısmen yerinden edildiği belgelendi. Aynı dönemde Batı Şeria genelinde, önemli bir kısmı 2023 yılından sonra kurulan 363 kaçak yerleşim noktasının oluşturulduğu tespit edildi.

Raporda ayrıca, 2023-2026 yılları arasında Filistinlilere ait 3 bin 407 ev ve yapının yıkıldığı bilgisine yer verildi. Bu yıkımlar ve yeni kaçak yerleşim alanlarındaki keskin artışın, Filistinlilerin hayatını sürdürülemez hale getirdiği ve onları göçe zorladığı belirtildi. Bu baskı politikaları sonucunda, nisan ayı itibarıyla en az 5 bin 910 Filistinlinin zorla yerinden edildiği kaydedildi.

İsrail hükümetinin resmi ilhakı hedefleyen bu sürecini hızlandırmak amacıyla sivil ve askeri yetki dağılımında da yapısal değişikliklere gittiği, bazı idari yetkileri askeri yönetimden sivil yönetime devrettiği raporda yer alan diğer bulgular arasında yer aldı. İsrail hükümetinin 2023-2025 döneminde 50 bin 785 konutluk yeni yerleşim planını ilerlettiği, yalnızca 2025 yılında onaylanan 27 bin 941 konutluk projenin ise bugüne kadar kaydedilen en yüksek yıllık onay rakamı olduğu bildirildi.

Uluslararası Af Örgütü, raporun sonunda tüm dünya devletlerine acil bir çağrıda bulundu. Örgüt, İsrail üzerinde nüfuzu bulunan ülkeler başta olmak üzere tüm devletlerin, işgal, apartheid rejimi ve etnik temizlik politikalarına doğrudan veya dolaylı olarak katkı sağlayan her türlü ticaret, yatırım ve işbirliği ilişkilerini derhal askıya alması gerektiğini vurguladı.