Türkiye'nin en önemli sulak alanlarından biri olan Samsun Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, baharın simgesi leyleklerin erken dönüşüyle şenlendi. Bölge halkının "Leylek TOKİ" adını verdiği apartman tipi yuvalar, binlerce kilometrelik göç yolculuğunu tamamlayan misafirlerini ağırlamaya başladı.
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan ve biyolojik çeşitliliği ile uluslararası öneme sahip Samsun Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti'nde beklenen bahar göçü başladı. Alaçam, Bafra ve 19 Mayıs ilçelerini kapsayan 56 bin hektarlık devasa alanda, doğanın uyanışının en somut göstergesi olan leylekler yuvalarına dönüyor.
Göç Yolculuğu Erken Bitti
Bu yıl hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, göç takviminde de küçük sapmalara neden oldu. Afrika kıtasından binlerce kilometre yol katederek Anadolu'ya ulaşan leylek kafileleri, deltaya beklenenden daha erken giriş yaptı. Bölgedeki hareketlilik, özellikle Bafra ilçesine bağlı Doğanca Mahallesi'nde yoğunlaşıyor.
"Leylek TOKİ"de Tadilat Zamanı
Deltada bulunan bine yakın leylek yuvası arasında en dikkat çekici nokta, yerel halkın "Leylek TOKİ" ismini taktığı bölge. Çok sayıda yuvanın birbirine yakın konumlandığı ve adeta bir siteyi andıran bu alanda yaklaşık 60 yuva bulunuyor.
Samsun Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, bölgenin Türkiye'nin en yoğun leylek popülasyonlarından birine ev sahipliği yaptığını belirtiyor. Bölgedeki gözlemlere göre, hiyerarşik bir düzen içinde gerçekleşen göçte, öncelik erkek bireylerde.
Önce Tadilat, Sonra Kuluçka
Doğanın şaşmaz dengesi içinde, deltaya ilk ulaşan erkek leylekler hemen işe koyuluyor. Kış boyunca hasar gören yuvalarını onaran ve dişileri için hazırlayan erkek kuşlar, ardından eşlerini beklemeye başlıyor.
Kanat açıklıkları 1,65 metreyi bulan ak leylekler, eşleşme sürecinin ardından yaklaşık 30 gün sürecek kuluçka dönemine girecek. Her bir yuvada ortalama 3-4 yavrunun büyümesiyle nüfusu katlanacak olan delta, Ağustos ayına kadar bu misafirleri ağırlayacak. Yaz sonunda yavruların uçmayı öğrenmesiyle birlikte, daha sıcak iklimlere doğru yeni bir göç hikayesi başlayacak.
Ziyaretçiler, UNESCO adayı bu eşsiz doğa parçasında, hem endemik bitki türlerini hem de yuvalarında hummalı bir çalışma yürüten leylekleri yakından gözlemleme şansı buluyor.