1 Mayıs 2026 Cuma
Haber

Uzmanlardan Von der Leyen'e Tepki: "Türkiye'yi Dışlamak Avrupa İçin Stratejik Bir Hata"

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye'yi Rusya ve Çin ile aynı kategoride anarak "Avrupa'nın bu ülkelerin etkisinde kalmaması gerektiği" yönündeki açıklamaları, dış politika ve güvenlik uzmanları tarafından Avrupa'nın kendi stratejik çıkarlarına zarar verebilecek bir adım olarak değerlendirildi.

Paylaş:
Uzmanlardan Von der Leyen'e Tepki: "Türkiye'yi Dışlamak Avrupa İçin Stratejik Bir Hata"

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye'yi Rusya ve Çin ile aynı kategoride anarak "Avrupa'nın bu ülkelerin etkisinde kalmaması gerektiği" yönündeki açıklamaları, dış politika ve güvenlik uzmanları tarafından Avrupa'nın kendi stratejik çıkarlarına zarar verebilecek bir adım olarak değerlendirildi.

Almanya'nın Hamburg kentinde düzenlenen bir etkinlikte konuşan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği'nin genişleme politikalarına dikkat çekerken tartışmalı bir ifadeye imza attı. Avrupa kıtasının bütünleşmesinin önemine değinen von der Leyen, "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz" ifadelerini kullandı. Bu sözler, Avrupa'nın güvenlik ve diplomasi stratejilerini yakından takip eden çevrelerde eleştiriyle karşılandı.

Gelen tepkilerin ardından konuya açıklık getirmek durumunda kalan AB Komisyonu, Türkiye'nin Avrupa için hem ekonomik hem de siyasi açıdan taşıdığı öneme vurgu yaptı. Komisyon sözcülüğü; Türkiye'nin göç yönetimi, NATO müttefikliği, aday ülke statüsü ve Orta Koridor gibi kritik lojistik girişimlerindeki rolüne dikkat çekerek Ankara'nın Brüksel için "kilit muhatap" olduğunu belirtti.

"Açıklamalar Akıl Dışı ve Olağanüstü"

Uluslararası ilişkiler alanında saygın düşünce kuruluşlarından Chatham House araştırmacısı Timothy Ash, von der Leyen'in ifadelerini "olağanüstü ve akıl dışı" olarak nitelendirdi. Türkiye'nin Avrupa'nın sınırlarını koruyan sadık bir NATO müttefiki olmaya devam ettiğini vurgulayan Ash, Avrupa'nın mevcut güvenlik mimarisinde Ankara'nın dışlanmasının mantıksızlığına işaret etti.

Avrupa'nın Rusya kaynaklı varoluşsal bir güvenlik tehdidiyle karşı karşıya olduğunu ve ABD desteğinin belirsizleştiği bir dönemden geçildiğini hatırlatan Ash, "Güçlü ordusu ve askeri sanayi kompleksiyle Türkiye, Avrupa'nın savunmasındaki boşlukları doldurmaya yardımcı olabilir" değerlendirmesini yaptı. Ash ayrıca, Türkiye'nin Avrupa'daki NATO ülkeleri arasında en büyük kara ordusuna ve gelişmiş insansız hava aracı teknolojilerine sahip olduğunu belirterek, kıtanın savunmasının ayrılmaz bir parçası olması gereken bir ülkeye yönelik bu tür açıklamaların rasyonel olmadığını dile getirdi.

"Dışlayıcı Dil Avrupa'ya Zarar Verir"

IstanPol Dış Politika Koordinatörü Riccardo Gasco ise von der Leyen'in sözlerinin, AB'nin Türkiye'ye yönelik süregelen belirsiz ve çelişkili yaklaşımının bir yansıması olduğunu ifade etti. Brüksel'in bir yandan güvenlik, savunma ve göç gibi konularda Türkiye'nin artan önemini kabul ettiğini, diğer yandan ise AB içindeki bazı kesimlerin Ankara'yı "entegre edilecek bir ortak yerine yönetilmesi gereken bir jeopolitik unsur" olarak gördüğünü belirten Gasco, bu ikircikli tavrın Avrupa'nın kendi çıkarlarıyla çeliştiğine dikkat çekti.

Avrupa'nın mevcut ekonomik ve savunma kapasitesindeki sınırların, Türkiye ile işbirliğini daha az değil, aksine daha fazla gerekli kıldığını belirten Gasco, "Türkiye'yi daha fazla uzaklaştırmak siyasi açıdan ters etki yaratır ve stratejik olarak dar görüşlü bir yaklaşım olur" uyarısında bulundu. Gasco ayrıca, aday ülke statüsünü sürdüren ve Avrupa'nın geniş güvenlik şemsiyesinde kilit rol oynayan bir aktöre karşı küçümseyici ve dışlayıcı bir dil kullanılmasının hiçbir yapıcı sonuç doğurmayacağını vurguladı.