Çocukların yaz tatilini sadece otel, havuz ve ekran başında geçirmesinin gelişimlerini olumsuz etkilediğini belirten uzmanlar; doğayla iç içe olmanın, geniş aile bağlarını güçlendirmenin ve günlük hafif öğrenme aktivitelerinin önemine dikkat çekiyor.
Okulların yaz tatiline girmesiyle birlikte ailelerin tatil planları hız kazanırken, uzmanlar çocukların uzun süre ekran karşısında kalmasının ve yalnızca tüketim odaklı otel tatilleriyle sınırlandırılmasının gelişimsel riskler barındırdığı konusunda uyarıyor. Doğadan, köy yaşamından ve akrabalık ilişkilerinden uzaklaşan çocukların sosyal, kültürel ve ruhsal açılardan eksiklikler yaşayabileceğini ifade eden uzmanlar, bu dönemin bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Etik ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Esra Akın, günümüzde yaz tatili denildiğinde akla ilk olarak "otel tatili" gelmesinin yaygınlaştığına işaret etti. Çocukların yıl boyunca telefon ve televizyon ekranlarına hapsolduğunu belirten Akın, onların empati yeteneklerini ve kültürel dünyalarını geliştirebilmek için müze ziyaretleri, tiyatro oyunları ya da konserler gibi sanatsal faaliyetlerin öne çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Büyükanne, büyükbaba, amca ve teyze gibi geniş aile üyelerinin bir çocuğun hayatındaki yapı taşları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akın, "Özellikle gençlerimiz dedeleriyle, nineleriyle daha çok vakit geçirmeli. Onların hayat tecrübelerini dinlemeli, kendi hayatına ders olarak almalı. Bu pratik, gençlerin hayatta daha özgüvenli ve daha bilinçli yürümelerini sağlayacaktır" dedi. Akın ayrıca, doğayla ve toprakla temas kurmanın çocuklarda dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü, anksiyete ve gerçeklik algısındaki bozulmalar gibi teknoloji kaynaklı olumsuzlukları engellediğini, fiziksel ve ruhsal gelişimi desteklediğini ekledi.
Tatilde Tamamen Öğrenmeden Kopmak Yüzde 30 Gerilemeye Yol Açıyor
Çocuk Gelişim Uzmanı ve Psikolog Filiz Yıldırım ise yaz tatilinin yalnızca bir dinlenme süreci olarak görülmesinin yanlış olduğunu belirtti. Üç aylık tatil boyunca öğrenme ve zihinsel aktivitelere tamamen ara verilmesinin çocuklarda gerilemeye neden olduğunu söyleyen Yıldırım, yapılan araştırmaların çocukların eylül ayında okula yaklaşık yüzde 30'luk bir öğrenme kaybıyla başladığını gösterdiğini aktardı.
Yıldırım, bu kaybın önüne geçebilmek adına her gün belirli bir miktar kitap okumanın, geçmiş yılın konularını tekrar etmenin veya tatil kitapları üzerinden kısa zihin egzersizleri yapmanın beyni öğrenme sürecinde aktif tutacağını kaydetti.
Ekran süresinin sınırlandırılmasının çocuğun sosyal gelişimi için temel bir ön koşul olduğunu belirten Yıldırım, çocukların sadece tüketen bireyler olmaktan çıkarılıp çevrelerine fayda sağlayan kimlikler kazanması gerektiğini ifade etti. Yaz sıcağında sokak hayvanlarına su vermek, doğayı gözlemlemek ve geniş aileyle zaman geçirmenin önemine değinen Yıldırım, "Kendi büyüklerini görmek, onlara sarılmak, onlarla sohbet etmek bir çocuk için çok önemli bir kaynaktır. Bir çocuk köklerinden beslenerek büyür. Okul döneminde ziyaret edilemeyen uzaktaki aile büyüklerine yaz tatilinde gitmek, çocuğun sinir sistemine de büyük bir katkı sağlar" diyerek sözlerini tamamladı.