Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen yerli pamuk, buğday ve arpa tohumları, Türkmenistan'dan İspanya'ya, ABD'den Azerbaycan'a kadar 13 farklı ülkenin topraklarıyla buluşuyor.
Adana’da faaliyet gösteren ve Türk tarımının köklü kuruluşlarından biri olan Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, yürüttüğü AR-GE çalışmalarıyla Türkiye’yi tohum ithal eden ülke konumundan ihracatçı konuma taşıyor. Enstitünün laboratuvarlarında ve deneme tarlalarında geliştirilen yerli tohum çeşitleri, iklim değişikliğine dayanıklılıkları ve yüksek verimleri sayesinde uluslararası pazarda yoğun ilgi görüyor.
102 Yıllık Tecrübe İhracata Dönüştü
Bölge ve ülke tarımının kalkınması amacıyla bir asrı aşkın süredir, tam 102 yıldır faaliyet gösteren enstitü, bünyesindeki teknolojik altyapıyı ihracat başarısına dönüştürmüş durumda. Özellikle 2015 yılında kurulan Modern Bitki Islahı ve Generasyon Atlatma Merkezi, enstitünün çalışmalarına büyük ivme kazandırdı. Bu merkez sayesinde AR-GE süreçlerinde yüzde 50 ile 65 oranında zaman ve kaynak tasarrufu sağlanırken, yeni çeşitlerin geliştirilme hızı da arttı.
Enstitü bünyesinde bugüne kadar; 22’si ekmeklik olmak üzere 30 buğday, 45 pamuk, 6 arpa, 6 soya, 9 nohut, 4 bezelye ve 2 mısır çeşidi başta olmak üzere toplam 116 bitki çeşidi tescil edilerek Türk çiftçisinin hizmetine sunuldu.
1 Milyar Liralık Ekonomik Katkı
Geliştirilen bu yerli çeşitler sadece Türkiye sınırları içinde kalmadı. Özel sektör işbirliği ile yürütülen çalışmalar sonucunda; 9 pamuk, 3 buğday ve 1 arpa çeşidi yurt dışına açıldı.
Yerli tohumların ihraç edildiği ülkeler arasında Yunanistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Güney Afrika, Kazakistan, Azerbaycan, KKTC, İran, Irak, ABD, İspanya ve Suriye bulunuyor. Son 5 yılda gerçekleştirilen 5 bin ton pamuk ile 22 bin 923 ton buğday ve arpa tohumu ihracatı, ülke ekonomisine yaklaşık 1 milyar liralık katkı sağladı.
"Tohum İthalatından İhracatına Geçiş"
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Enstitü Müdürü İbrahim Cerit, geliştirilen tohumların özel sektör aracılığıyla çiftçilere ve dünya pazarına ulaştığını belirtti. Cerit, "Enstitümüz her geçen yıl daha kaliteli, yüksek verimli, değişen iklim şartlarına dirençli yeni çeşitler geliştirmektedir. Yeni çeşitler geliştirdikçe tohum ihracatımız da artacaktır" ifadelerini kullandı.
Pamuk tohumundaki başarıya dikkat çeken Ziraat Mühendisi Hacer Kaya Kocatürk ise Türkiye'nin konumundaki değişimi şu sözlerle vurguladı:
"Bundan 10 yıl önce pamuk tohumu ithalatında oldukça yüksek seviyede alıcı konumdayken, biz artık yurt dışına pamuk tohumu ihraç eden bir ülke konumuna gelmiş durumdayız. Ülkemizde geliştirmiş olduğumuz bu yerli ve milli çeşitler artık sadece yerli üreticilerimiz için değil, çok farklı ülkelerde de pamuk üreticilerine, dünya tarlalarına kavuşmuş bulunmaktadır."
Geçen yıl üretilen 4 bin 65 ton sertifikalı pamuk tohumunun, ülkedeki tohum ihtiyacının yaklaşık yüzde 20'sini karşıladığı belirtildi.
Islah Süresi Yarı Yarıya Düştü
Tarımsal teknolojinin kullanımı, üretim sürelerini de ciddi oranda kısalttı. Enstitüde görevli Ziraat Mühendisi Ali Alpaslan Ezici, modern laboratuvarlar ve Ar-Ge merkezi sayesinde buğday tohumu geliştirme süresinin 10-15 yıldan 5-6 yıla indirildiğini açıkladı.
Türkiye'de geçen yıl üretilen 550 bin ton sertifikalı buğday tohumunun yüzde 11'ini enstitü tarafından geliştirilen çeşitler oluşturuyor. Yerli firmalar, bu tescilli tohumları çoğaltarak hem Türk çiftçisine sunuyor hem de yurt dışına pazarlayarak katma değer yaratıyor.